NUR DERSi - NUR DERSLERi

AnasayfaTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Üstad Bediüzzaman 1918’den İtibaren Siyasi Hiçbir Cemiyete Girmedi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
İsRa..
GaYYuR
GaYYuR
avatar

Mesaj Sayısı : 258
Kayıt tarihi : 30/01/09

MesajKonu: Üstad Bediüzzaman 1918’den İtibaren Siyasi Hiçbir Cemiyete Girmedi   C.tesi Ocak 31, 2009 12:36 am

Bu çok şeni’ ve son derece acı ve galiz iftiranın cevapları az üst tarafta verilen son derece açık, zahir ve bahir belgelerdir. Bununla beraber, şu an önümde duran İkdam gazetesinin aynı tarihli sayısının fotokopisinde ileri sürülen bildiriden eser yoktur. Öyle bir bildiri yer almadığına göre bu iddia yalan ol­muş oluyor. Dürüst bir insanın: “Falanca gazetede şunlar var dediğinde”, o gazetenin klişesini ibraz etmesi gerekir. Anlaşı­lıyor ki, yazar bir mukallittir, fikir hempalarından taklid eyler, bu defa gazete dışında (İkdam dışında) bir iki kaynak daha ve­riyor. Bu kaynaklardan birisi, Prof. Yücel Özkaya’nın bir der­gide ya-yınlanan “Ulusal Bağımsızlık Savaşı Boyunca Yararlı ve Zararlı Dernekler” adında bir makalesidir. Yazar, Bediüzzaman’ın Müderrisin Cemiyeti’nde –ilk kuruluşunda–kurucu değil, bir üye olarak isminin bulunduğundan söz eder, öteye gitmez. Öbür kaynak da, bunun gibilere dayandığı anla­şılmakta. Az sonra gerçek tahkikli belgeler verilecektir.

İşin gerçek durumuna baktığımızda: Bediüzzaman Haz­retleri 1918 Temmuzunda Rusya’dan firar edip İstanbul’a gel­diği günden, ta 19 kasım 1922’de İstanbul’dan ayrılıp An­kara’ya gidinceye kadar siyasi hiçbir cemiyete girmiş değildir. Yalnız esaret dönüşünde Harbiye Nazırı Enver Paşanın ısra­rıyla Darü’l-Hikmeti’l-İslamiye’ye aza olarak resmen tayin edilmiştir. Ve bu arada hiçbir siyasi yönü olmayan iki cemi­yete de üye olarak katılmıştır. Bunlardan birisi Hilal-i Ahdar Cemiyeti (Yeşilay), ikincisi ise, kuruluş tüzüğünde, siyasetle kat’î surette meşgul olunamayacağı, sadece müderrislerin haklarını aramak ve halka dinî nasihatlarda bulunmak maksa­dına yönelik esaslar üzerine kurulmuş olan Müderrisin Cemi­yeti’ne de üye olarak katılmıştır.

Hilal-i Ahdar Cemiyeti’nin kuruluş gayesi ise, şeytan ve mel’un İngilizlerin İstanbul’u işgalinden itibaren, gemiler do­lusu, beyin uyuşturan içkileri dışardan getirip İstanbul’a sok­maları ve onunla beyinsiz bir takım avereleri uyuşturup düşün­celerini felcetmek ve işgal işini böylece kolaylaştırmak için idi. İşte Hilal-i Ahdar İngiliz’in bu şeytani planına karşı kurul­muştu. [71]

Bediüzzaman’ın siyasi cemiyetlere asla katılmadığını gösteren onun yazılı şu sözleridir:

“S. Hangi cemiyettensin? Neden muhalefeti tenkit edi­yorsun?

“C. Şüheda cemiyetindenim. Tek bir veliyi inkar veya is­tihfaf etmek meş’umdur. Öyle ise, iki milyon evliyaullah olan şühedayı inkar etmek ve kanlarını heder etmek meş’umların en meş’umudur. Zira muhalefet der: ‘Haksız olarak harbe girildi. Hasmımız haklı idiler.’ İşte şu hüküm, iki milyon şühedanın şehadetini inkardır. Bence en çok duamız bu olmalı.”

[72]

Üstad’ın bu beyanı gösteriyor ki o, siyasi cemiyetlerle alakası olmadığı gibi, İttihad ve Terakki Cemiyeti’ne muhalif olan İtilaf fırkasında ise asla değildir. Adı konu olan İkdam ga­zetesi önümde duruyor. Yazarın bahsettiği bildiri 16 Eylül 1919 tarihli nüshasında yok. Gazetenin 26 Eylül 1919 tarihli sayısında Cemiyet-i Müderrisin namına yayınlanan bir beyan­name vardır.

Bir de, İkdam gazetesi 9 Mart 1920 tarihli nüshasında; Ermeni meb’usu Bogos Nobar ile Şerif Paşanın Paris’te bir­likte “Kürt ve Ermeni İttifakı” adı altında bir muhtıra hazırla­yarak Lozan Konferansı’na sunmak; Kürt ve Ermeniler birleşik bir devlet kurmak teşebbüslerine karşı, Bediüzzaman Hazret­leri ve iki doğulu arkadaşının beraber hazırladıkları son derece şiddetli ve hiddetli bir protesto yazısı yayınlanmıştır. Bunun dışında Bediüzzaman Hazretlerinin İkdam’da hiçbir yazısı ya­yınlanmamıştır. [73]

Bu konuda geniş araştırma yapan mutemed bazı kaynaklar elde ettik. Bu kaynaklar özetle şunlardır:

1. Prof. Dr. Tarık Ziya Tunaya, Türkiye’de Siyasal Parti­ler, Mütareke Dönemi, C. 2, ss. 382-397.

2. Kemal Gurulkan, “Teali-i İslam Cemiyeti” İ.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü, basılmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, 1996 ve Köprü, “İslâm’ın Siyasallaşma Sürecinde Cemiyet-i Müderrisin’den Teâli-i İslâm’a”, Güz 2000, Sayı: 72, ss. 5-14. Bu araştırma yazısı ve bu yazıda isimleri verilen gazeteler, dergiler ve kitap isimleri, rakamlarıyla beraber aşağıda sırasına göre verilecektir. İşte çarpıtılan tarihi hadiseyi kısaca tahlil ediyoruz.

[71] Belgeler, Mufassal Tarihçe-i Hayat, C. 1, s. 503’tedir.

[72] Âsâr-ı Bediiyye, “İşârât”, s. 94. Dua cümlesinin manası: “Allah’ım! Kavgamızı içimizde birbirimize karşı kılma. Bizi dahilî mücadeleye sürükleme!..”

[73] İkdam’da yayınlanan protesto yazısı için bkz.: Mufassal Tarihçe-i Hayat, C. 1, s. 517, klişesi s. 519.)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Üstad Bediüzzaman 1918’den İtibaren Siyasi Hiçbir Cemiyete Girmedi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
NUR DERSi - NUR DERSLERi :: İSLAM KARDEŞLİĞİ VE NURUN TAVSİYELERİ :: RİSALE-İ NURUN HİZMET DÜSTURLARI-
Buraya geçin:  
lemalarnuru@hotmail.com
Powered by phpBB © phpBB Group
Copyright © 2007 By Admin & Administrator
©PhPBB
Forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Haberleşme | Suistimalı göstermek | Ücretsiz blogunuzu yaratın